Döviz Dönüşüm Desteğinde (DDD) Sistem Değişikliği: Katma Değer ve Döviz Pozisyonu Esaslı Yeni Dönem
2023/5 Sayılı Tebliğ’de 2026/11 Sayılı Tebliğ ile Yapılan Değişiklikler
1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ ile, Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (2023/5) kapsamlı biçimde revize edilmiştir. Değişikliğin iki katmanı bulunmaktadır: (i) mevcut destek oranı ve satış yükümlülüğünün süresini uzatan, 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükte olan hükümler; (ii) sistemin işleyiş mantığını değiştiren ve 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan döviz pozisyonu ve katma değer esaslı yeni model. İkinci grup, firmaların iç süreçlerinde hazırlık gerektirmesi bakımından asıl önemli kısımdır.
Yürürlük Takvimi
| Tarih | Yürürlüğe Giren Hususlar | Notlar |
| 1 Ağustos 2026 | %3 destek oranının süre uzatımı | Uygulama kesintisiz sürüyor; firma açısından acil aksiyon gerekmiyor. |
| 1 Ekim 2026 | Döviz pozisyonu esaslı sistem, katma değer bazlı limitler, genişletilmiş aracılı ihracat kapsamı ve yeni denetim/yaptırım mekanizması fiilen uygulamaya girecek | Firma bazında hazırlık gerektiren asıl eşik; TCMB Uygulama Talimatı bekleniyor. |
| 31 Ocak 2027 | Mevcut %3 destek oranının son geçerlilik tarihi | Tebliğ’deki temel oran %2; %3 uygulaması geçici madde ile bu tarihe kadar korunuyor. |
Getirilen Temel Değişiklikler
Destek Oranı ve Süre Uzatımı
Tebliğ’de destek için temel oran %2 olarak belirlenmiş olmakla birlikte, Geçici Madde 1 uyarınca mevcut %3 oranı 31 Ocak 2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) uygulanmaya devam edecektir.
Döviz Almama Taahhüdünün Kaldırılmış ve Döviz Pozisyonu Şartı Getirilmiştir
1 Ekim 2026’dan itibaren, destekten yararlanmak için önceden aranan “döviz alımı yapmama taahhüdü” şartı tamamen kaldırılmaktadır. Yerine, firmanın döviz pozisyonu oranının TCMB tarafından belirlenecek üst sınırı aşmadığının aracı bankaya tevsik edilmesi şartı getirilmektedir. Oranın sayısal değeri ve hesaplama yöntemi henüz açıklanmamış olup, TCMB tarafından ayrıca yayımlanacak bir Uygulama Talimatı ile netleştirilecektir.
| Önemli: 1 Ekim 2026 öncesinde verilmiş döviz almama taahhütleri kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bu tarihten önce verilen taahhütlerin ihlali söz konusu olursa, yürürlükten kalkan eski hükümler o taahhüt bakımından uygulanmaya devam edecektir. Mevcut taahhüdü bulunan müvekkillerin taahhüt takvimi ayrıca kontrol edilmelidir. |
Katma Değer Esaslı Limit Getirilmiştir
TCMB’ye, firmaların destekten yararlanabileceği veya destek kapsamında satabileceği döviz tutarlarına, firma kârlılığı ve işgücü maliyetinden oluşan “katma değer” tutarını dikkate alarak üst limit getirme yetkisi tanınmıştır. Katma değerin nasıl hesaplanacağına ilişkin yöntem Tebliğ’de açıklanmamış olup, bu husus da TCMB Uygulama Talimatı’na bırakılmıştır. Pratik sonucu: destek artık yalnızca döviz getirme hacmine değil, firmanın yarattığı katma değere göre farklılaşan bir üst limite tabi olacaktır.
Aracılı İhracat Kapsamının Genişletilmiştir
Önceki düzenlemede, aracılı ihracat sözleşmesi kapsamında yalnızca Dış Ticaret Sermaye Şirketleri tarafından yurda getirilen dövizlerin, bu şirketlere ürün tedarik eden firmalar adına satılmasına imkân tanınmıştı. 15 Ekim 2024 tarihli Uygulama Talimatı değişikliğiyle bu imkân Dış Ticaret Sermaye Şirketlerinin yanı sıra Sektörel Dış Ticaret Şirketlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiş; sonraki düzenlemeyle ise kapsam diğer aracı ihracatçıları da içerecek şekilde daha da genişletilmiştir. Böylece, dövizi fiilen yurda getiren ve Merkez Bankasına satan taraf aracı ihracatçı olmakla birlikte, Tebliğin uygulanması bakımından döviz satışının tedarikçi firma tarafından yapıldığı kabul edilmekte; gerekli tevsikin tedarikçi firma tarafından aracı bankaya yapılması ve hesaplanan döviz dönüşüm desteğinin doğrudan tedarikçi firmanın hesabına aktarılması öngörülmektedir. Bu değişiklik, aracılı ihracat ilişkisi içinde bulunan üretici ve tedarikçi firmaların, kendi dövizlerini fiilen yurda getirmeksizin, aracı ihracatçı üzerinden döviz dönüşüm desteği mekanizmasından yararlanabilmelerinin kapsamını genişleten bir düzenleme niteliğindedir.
Kambiyo mevzuatında ve TCMB döviz dönüşüm desteklerinde aracılı ihracat, “kimin dövizi getirdiği” ile “kimin ürettiği/katma değer yarattığı” dengesini kurmak açısından kritik bir başlıktır. Normal şartlarda dövizi yurda getiren ve bozduran aracı ihracatçı iken, yapılan son düzenlemelerle; aracı kurum üzerinden işlem yapan üretici/tedarikçi firmaların da yarattığı katma değer (kâr ve işgücü maliyeti) üzerinden döviz dönüşüm desteklerinden doğrudan faydalanabilmesine imkân tanınmıştır.
Yaptırım Mekanizması Güçlendirilmiştir
Gerçeğe aykırı beyanda bulunan, döviz pozisyonu oranını ihlal eden veya destekten haksız yararlanan firmalar için üç kademeli bir yaptırım öngörülmüştür:
- Ödenen destek tutarının, kur farkı ve yasal faiziyle birlikte geri alınması;
- Firmanın ve “firma kontrolü” tanımına giren tüm grup şirketlerinin, belirli süreyle Merkez Bankası kaynaklı kredilerden (reeskont kredisi dahil) menedilmesi; Dikkat edilmesi gereken husus “Firma Kontrolü” tanımı Mevzuata ilk kez bu kadar net bir ölçütle girmiştir. Doğrudan veya dolaylı olarak en az %50 hisse, %50 oy hakkı, yönetim kurulu üyelerinin en az %50’sini seçme hakkı veya bu oranda üyeye sahip olma kriterlerine bağlanmıştır.Amacı, usulsüzlük durumunda yaptırımların hangi grup şirketlerini ve bağlantılı tüzel/gerçek kişileri kapsayacağını hukuki olarak çerçevelemektir. Reeskont ve TCMB kaynaklı kredilerden menetme cezasının süresi genellikle idari kararla belirli bir dönemi (örneğin 1 yıl veya mevzuatta öngörülen hak mahrumiyeti sürelerini) kapsar; bu yaptırım sadece o işlemi değil, ilgili grubun tüm TCMB kaynaklı likidite kanallarını bloke eder.
- Gerekli görülen hallerde Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması.
Ayrıca Tebliğ’de, Merkez Bankası’na satılan dövizlerin — firmanın istenen bilgi/belgeleri sunmaması veya destek talebinin reddedilmesi hâlinde dahi — hiçbir şekilde iade edilmeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır. Bu nedenle destek başvurusu öncesinde belge ve beyan doğruluğunun teyidi kritik önem taşımaktadır. Süreçte sadece firma değil, belgelerin kontrolünü ve ibrazını sağlayan aracı bankaların da özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Beyana dayalı veya eksik tevsik edilen durumlarda aracı bankaların idari sorumluluğu gündeme gelebileceği için, tedarik zincirindeki tüm halkaların (üretici, aracı ihracatçı, banka) bu “sıfır tolerans” iklimine göre hareket etmesi gerekmektedir.
Firmalar Açısından Değerlendirme ve Önerilen Aksiyonlar
- Döviz pozisyonu takibi kurumsallaştırılmalı: Firma içi hazine/finans fonksiyonu, TCMB’nin Ekim ayında açıklayacağı üst sınıra hazırlıklı olacak şekilde döviz pozisyonu raporlamasını düzenli hale getirmelidir.
- Katma değer hesaplama yöntemine hazırlık: Kârlılık ve işgücü maliyeti verilerinin dönemsel olarak tutarlı ve denetime hazır biçimde tutulması, Uygulama Talimatı yayımlandığında hızlı uyum sağlanmasını kolaylaştıracaktır.
- Mevcut döviz almama taahhütlerinin envanteri çıkarılmalı: 1 Ekim 2026 öncesi verilmiş taahhütlerin vade ve ihlal riskleri ayrıca değerlendirilmelidir.
- Aracılı ihracat modelinden faydalanma imkânı gözden geçirilmeli: Tedarik zincirinde yer alan firmalar için, aracı ihracatçılar üzerinden genişletilmiş destek erişiminin firma özelinde uygulanabilirliği analiz edilmelidir.
- Beyan ve belge doğruluğu süreci sıkılaştırılmalı: Yaptırım rejiminin ağırlığı (grup şirketlerine sirayet eden kredi yasağı, suç duyurusu ihtimali) göz önüne alındığında, destek başvurularında iç kontrol/onay mekanizması güçlendirilmelidir.
- Takip Edilecek Hususlar
Özetle; TCMB’nin döviz dönüşüm destek mekanizmasında getirdiği yeni dönem, salt bir “kur dönüşümü ve prim alma” işleminden çıkıp; şeffaf katma değer hesaplaması, sıkı grup kontrolü ve sıfır hata toleransına sahip bir iç kontrol süreci haline gelmiştir. Firmaların cezai risklerle karşılaşmamak ve destek fırsatlarından maksimum düzeyde yararlanabilmek için hazine, muhasebe ve hukuk departmanlarını entegre şekilde çalıştıran proaktif bir uyum mimarisi kurmaları elzemdir.
Bu düzenlemenin uygulanabilirliği büyük ölçüde TCMB tarafından ayrıca yayımlanacak Uygulama Talimatı’na bağlıdır. Özellikle döviz pozisyonu oranının sayısal sınırı ve katma değer hesaplama yöntemi netleşmeden firma bazında kesin bir etki analizi yapılması mümkün değildir. Bu notu takiben, Uygulama Talimatı yayımlandığında ayrı ve daha teknik bir değerlendirme notu paylaşılacaktır.
*Kaynak: 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete, Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2026/11).







