Kıymetli Madenler Aracı Kurumu: Kuruluştan Faaliyete Uzanan Süreç
Bugün Borsa İstanbul’un kıymetli madenler piyasasında doğrudan işlem yapma yetkisine sahip aracı kurum ve kuruluş sayısı 53. Bankalar ve yetkili müesseseler ile birlikte toplam üye sayısı ise 126. Türkiye’de kıymetli maden ticaretiyle iştigal eden binlerce işletme bulunduğu düşünüldüğünde, bu rakamın ne denli sınırlı bir çevreyi ifade ettiği ortaya çıkıyor.
Bu sınırlı çevreye dahil olabilmek, sermaye yeterliliğinin ötesinde bir dizi şartın eksiksiz sağlanmasını gerektiriyor.
Piyasaya Kimler Girebilir?
Mevzuat beş farklı kategoriye bu piyasada faaliyet gösterme imkânı tanıyor: sıfırdan kurulan kıymetli madenler aracı kurumları, bankalar, A grubu yetkili müesseseler, en az beş yıldır kıymetli maden üretimi veya ticaretiyle iştigal eden anonim şirketler ve yurt dışında zaten lisanslı olup Türkiye’de şube açan kuruluşlar.
Bunların dışında iki kurum ayrı bir statüde yer alıyor: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, borsada doğrudan üye olarak işlem yapma yetkisine sahip. İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. ise üye olmaksızın, yalnızca temerrüt ve teminat işlemleriyle sınırlı olarak piyasada bulunabiliyor.
Sermaye Yeterliliği ve Tecrübe Şartı
Sıfırdan kurulacak bir aracı kurum için temel şartlar şöyle: anonim şirket statüsü, en az 8 milyon TL ödenmiş sermaye, payların tamamının nama yazılı ve nakit karşılığı çıkarılması, ve ticaret unvanında “kıymetli madenler” ibaresinin bulunması.
Düzenlemenin öne çıkan yönü, sermaye yeterliliğinin yanında sektörel tecrübe aranmasıdır. Bu şart iki alternatif yoldan karşılanabiliyor: sermayenin en az yüzde ellisine sahip kurucu ortakların en az beş yıllık kıymetli maden üretimi veya ticareti tecrübesine sahip olması, ya da şirketi münferiden temsile yetkili genel müdürün bu alanda (veya ilgili kamu kurumlarında düzenleme/denetim görevinde) beş yıllık deneyime sahip olması. Bu esneklik, sektörel bilgiye sahip olmayan yatırımcıların, tecrübe şartını nitelikli bir genel müdür ataması yoluyla karşılamasına imkân tanıyor.
Bu noktada önemli bir hususa dikkat çekmek gerekir: tecrübe şartı genel müdür üzerinden sağlanmışsa, ilerleyen dönemde genel müdür değişikliği şirketin tek taraflı kararına bırakılmıyor; Bakanlık iznine tabi hale geliyor. Yeni atanacak kişinin aynı tecrübe şartını taşıdığının tevsiki, ya da tecrübe şartının önceden sermayenin en az yüzde ellisine sahip ortaklara devredilmiş olması gerekiyor. Bu husus, kuruluş aşamasında planlanmadığı takdirde, ilerleyen dönemde yönetim değişikliği ihtiyacı doğduğunda ciddi bir kısıt olarak karşımıza çıkabiliyor.
Kurucu ve Yönetici Niteliklerine İlişkin İnceleme Kapsamı
Mali durum ve adli sicil incelemesi yalnızca başvuran tüzel kişiyle sınırlı kalmıyor; yüzde on ve üzeri paya sahip her gerçek ve tüzel kişi ortağa, yönetim kurulu üyelerine, genel müdüre, imza yetkisine sahip çalışanlara ve iç kontrol ve tedarik zinciri uyum görevlisine kadar uzanıyor. Aranan nitelikler arasında iflas etmemiş olmak, konkordato ilan etmemiş olmak, vadesi geçmiş vergi borcu bulunmaması yer alırken; adli sicil incelemesi yüz kızartıcı suçlardan kaçakçılığa, aklama suçlarından devletin güvenliğine karşı suçlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu kapsamda, ortaklık yapısındaki herhangi bir kişinin geçmişte edindiği bir mahkûmiyet, başvurunun bütününü etkileyebiliyor.
Başvuru dosyasına eklenmesi gereken belgeler arasında iflas ve konkordato durumuna ilişkin yazılı beyanlar, adli sicil kayıtları, vadesi geçmiş borç bulunmadığına dair vergi dairesi yazısı, noter huzurunda düzenlenmiş beyannameler ve son bir yıl içinde başka bir kıymetli madenler aracı kuruluşunda faaliyet izni iptaline konu bir görevde bulunulmadığına ilişkin beyan yer alıyor.
Süreç Takvimi: Dört Aşama, Dört Ayrı Süre
Kuruluş izninin alınmasının ardından süreç, birbirini tetikleyen ve her biri kendi süresiyle işleyen dört aşamadan oluşuyor.
Kuruluş izninden faaliyet iznine…
Kuruluş izni tarihinden itibaren 90 gün içinde faaliyet izni başvurusu yapılmaması halinde, kuruluş izni kendiliğinden iptal edilmiş sayılıyor; bu, ayrıca bir bildirim gerektirmeyen, süre dolduğunda kendiliğinden işleyen bir sonuç. Zorunlu hallerin tevsiki kaydıyla bu süre Bakanlıkça en fazla 90 gün daha uzatılabiliyor. Bu aşamada başvuruya eklenmesi gereken belgeler arasında esas sözleşmenin yayımlandığı Ticaret Sicili Gazetesi, sermayenin nakden ve defaten ödendiğine dair banka belgesi ve iç kontrol ve tedarik zinciri uyum görevlisi atama kararı bulunuyor.
Faaliyet izninden borsa üyeliğine…
Faaliyet izninin alınmasının ardından 60 gün içinde Borsa Üyelik Belgesi başvurusunun yapılması gerekiyor. Ancak bu başvurudan önce yerine getirilmesi gereken bir ön koşul var: yeterli sayıda iç kontrol ve tedarik zinciri uyum görevlisi ataması yapılmış veya bir uyum birimi kurulmuş, iç kontrol sistemi oluşturulmuş olmalı. Bu hazırlık tamamlanmadan geçen süre, 60 günlük pencereyi daraltıyor.
Borsa üyeliğinden fiili faaliyete…
Borsa Üyelik Belgesinin verilmesini müteakip 30 gün içinde, faaliyete geçiş tarihi ve adres/iletişim bilgilerinin Bakanlığa bildirilmesi zorunlu.
Genel süre sınırı…
Faaliyet izninin alınmasından itibaren 270 gün içinde veya Borsa Üyelik Belgesinin alınmasından itibaren 90 gün içinde fiilen faaliyete geçilmemesi durumunda, sürecin bu aşaması da tamamlanmamış sayılıyor.
Bu dört aşamanın her biri, bir öncekinin tamamlanmasıyla tetiklenen ve kendi süresi içinde ilerleyen bağımsız bir yükümlülük oluşturuyor. Sürecin bütününde başarı, yalnızca şartların tek tek karşılanmasına değil, bu şartların doğru sırayla ve öngörülen süreler içinde yerine getirilmesine bağlı.
Bu konuda daha detaylı bilgi almak veya bu zorlu süreci birlikte yürütmek için bize ulaşabilirsiniz.
Kuruluş ve faaliyet izni sürecini başarıyla tamamlayan bir kuruluş için asıl konu, bu iznin sürdürülebilirliğidir. Özkaynak yeterliliğinden yetkisiz pay devrine, genel müdür değişikliğinde izin alınmamasından belge usulsüzlüklerine kadar faaliyet izninin hangi durumlarda risk altına girdiği, ayrı bir yazının konusu olacak.






